Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/29532 E. 2024/21381 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/29532
Karar No
2024/21381
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

BOZMA ÜZERİNE

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/347 E., 2023/565 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ile sanık ... ve müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- Bozma öncesi ve sonrasında da katılanın 13.10.2014 tarihli beyanının açıklattırılması amacıyla alınan 24.03.2023 tarihli ifadesinde "ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim. Olay günü motosikletim kapımın önündeydi. Hem direksiyon kilidi, hem de zincirle kilitli haldeydi." şeklindeki anlatımı ve dosya içerisinde bulunan suça konu motosikletin bırakıldığı yeri gösteren fotoğraf delili karşısında; ikamet önünden, bina ve eklenti sayılmayan açık bir alana, direksiyon kilidini kilitleyip sadece tekerin dönmesini engellemek amacıyla tekere zincir takıldığı ayrıca başka bir yere sabitlemek amacıyla zincirlemek şeklinde bir işlem yapmadığı anlaşılan olayda, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 142/e, 143/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfının tayinininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,

Kabule göre de;

2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık ...'a yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'a zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1(h) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

3- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca hükmolunan 7 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Yasa'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulanırken netice cezanın 6 yıl 3 ay yerine 5 yıl 15 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,

4- Sabıka kaydı incelendiğinde daha ağır olan ve 2. kez mükerrer olduğu ilamlar bulunan sanık ... hakkında 1. kez mükerrer olduğu ilamın esas alınması ve tekerrüre esas sicil kaydı bulunmayan sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/29532, K. 2024/21381, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-29532-e-2024-21381-k-6d9358dbb79b