Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1127 E. 2026/5743 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1127
- Karar No
- 2026/5743
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/365 E., 2023/2658 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının reddi, istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2023/365 Esas, 2023/2658 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün sanık ... müdafii tarafından temyiz yargılamasına konu edilmediği, belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen ve 5271 sayılı CMK’nın 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki 2.000,00 TL adlî para cezası ile ilgili olarak Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun reddine dair kararına karşı aynı Kanun’un 279/1-b maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinden, sanık müdafiinin mala zarar verme suçu ile ilgili kanun yolu başvurusunun itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline Tebliğname'ye aykırı olarak İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III- Sanıklar ..., ..., ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; "ilk derece mahkemesi tarafından suçun yanlış değerlendirildiğine, kolluk tutanaklarında kırıldığı belirtilen muhafaza kapaklarının daha öncesinden kırıldığına, bu bağlamda sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesi kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğuna, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm tesis edilirken lehe hükümlerin göz önünde bulundurulmadığına, sanıkların kendi rızaları ile aküleri ne amaçla bulunduğu yerden aldıklarını samimi şekilde beyan ettiklerine, kolluk ekipleri nezaretinde aküleri katılana teslim ettiklerine, İlk derece mahkemesi tarafından sanığın iradesinin 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, sanıkların etkin pişmanlık göstererek hareket ettikleri açık olduğundan etkin pişmanlık hükmünün tatbikinin gerekeceğine, katılanın soruşturma aşamasında hiçbir zararı bulunmadığını belirtirken, kovuşturma aşamasında önce 3500,00 TL zararı olduğunu, sonra 4000,00 TL zararı olduğunu çelişkili olarak dile getirdiğine, eşyanın sanıklar tarafından iade edildiğine ve zararın giderildiği hususlarının gözetilmediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin" tanık ... 'nin beyanları gözetilerek zaruret halinin varlığının değerlendirilmesi ve uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 147. maddesine göre hırsızlık suçunun ağır ve acil ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi, ceza verilmekten de vazgeçilebileceğine, katılanın hayatın olağan akışına aykırı zarar talebi yerine daha hakkaniyetli bir zarar saptanması ve buna ilişkin de süre verilmesi gerektiğine, yargılamada gereken süre ve saptama yapılmayıp hukuka aykırı karar verildiğine, yargılama konusu çalınan eşyanın maddi değeri göz önüne alındığında değerinin az olduğuna, sanık hakkında ceza verilmesinden vazgeçilmesi ya da cezada indirim yoluna gidilmesi gerekmekte iken sanığın atılı suçu işlediği kanaatiyle cezalandırılmasına karar verildiğine, bu sebeple sanığın lehine olan yasal düzenlemelerden faydalandırılmadığına", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise; "5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin değerlendirilmediğine, hakkaniyete aykırı olarak fazla ceza tayinine gidildiğine, soruşturma aşamasında suça konu akülerin rızaen polislere teslim edilmiş olduğu, yapılan bu aynen iadenin kısmi iade olarak kabul edilmesi ve kovuşturma aşamasında mağdurun bu kısmi iadeyi kabul edip etmediği husususun somutlaştırılmasının gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin neden tatbik edilmediğine hususlarının hüküm kısmında tartışılmamış olması sebebiyle kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın yerinde görüldüğüne, sanıklardan birinin zararı karşılaması sebebiyle ortada diğer sanıklar için giderilecek bir zarar kalmadığından bu tazminin tüm sanıklar lehine olacak şekilde yorumlanması ve etkin pişmanlık hükümlerinin tüm sanıklar için uygulanması gerektiğine", yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.