Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/9664 E. 2025/11307 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9664
- Karar No
- 2025/11307
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/561 E., 2022/133 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, hüküm fıkrasında, sanık ... hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 263/1 maddesi gereğince cezaevinde bulunan hükümlünün tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği hususunun belirtilmemiş olması karşısında, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık ... hakkında bozma öncesi verilen ve aleyhe temyiz edilmeyen 15.03.2016 tarihli kararda, sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas ilamı bulunduğu halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozma sonrası kurulan hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Sanık ... hakkında bozma kararına uyularak adlî sicil kaydına göre tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2006 tarihli ve 2006/507 Esas, 2007/27 Karar sayılı ilamın tamınını esas almışsa da, ilâmdaki en ağır cezayı içeren 1 yıl 1 ay 20 gün hapis cezası esas alınmasına, bozma öncesi 15.03.2016 tarihli mahkûmiyetin yalnızca sanık ... tarafından temyiz edilmesi sebebiyle bu tarihli ilâmda İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2012 tarihli ve 2012/463 Esas, 2013 Karar sayılı ilamında 4.320.00 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet esas alındığından bu hususun sanık açısından kazanılmış hak teşkil ettiği göz önünde bulundurularak şartlı tahliye süresi bakımından, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca, sanık hakkında bozma öncesi tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2012 tarihli2012/463 Esas, 2013 Karar sayılı ilamında 4.320.00 TL adli para cezası dikkate alınmak suretiyle sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından sanık ... hakkında kurulan hükümde tekerrüre ilişkin paragrafın çıkarılması ve sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine sanığın İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/507 Esas, 2007/27 Karar sayılı ilâmıyla hırsızlık suçundan verilen 1yıl 1ay 20 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ancak; "tekerrür uygulaması nedeniyle şartlı tahliye süresi bakımından 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca, sanık hakkında İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2012 tarihli 2012/463 Esas, 2013 Karar sayılı ilamında 4.320.00 TL adli para cezası dikkate alınmak suretiyle sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.