Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/9399 E. 2023/5351 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/9399
Karar No
2023/5351
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/813 E., 2021/355 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.02.2012 tarihli ve 2012/363 Esas No'lu iddianamesi ile sanık hakkında, katılanın sahibi olduğu ... Kuyumculuk isimli iş yerine müşteri gibi giderek, almak üzere baktığı bilekliklerden birini çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2013 tarihli ve 2012/201 Esas, 2013/1008 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 35/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2013 tarihli ve 2012/201 Esas, 2013/1008 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 16.01.2017 tarihli ve 2015/11596 Esas, 2017/11 Karar sayılı kararı ile, sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği, sanığın eyleminin tamamlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanamayacağı ve katılanın suçtan kaynaklı zararı bulunmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2017/97 Esas, 2019/940 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 6. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2017/97 Esas, 2019/940 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2020/5775 Esas, 2020/10750 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmama gerekçesinin yerinde olmadığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 7. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/813 Esas, 2021/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz istekleri; verilen kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın kleptomani hastası olup ceza verilmemesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve re'sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın olay tarihinde katılana ait kuyumcu dükkanına gelerek ... almak istediğini beyan ettiği, katılanın kendisine gösterdiği bileziklere bakmaya başladığı, 3 adet bileziği alacağını beyan ederek ayırttığı, ardından bilekliklere bakmaya başladığı, bilekliğin birisini koluna takarak denediği, bir adet de bileklik seçerek bunu da ayırttığı, para çekerek altınları almaya geleceğini beyan ettiği, bu sırada 2.000,00 TL değerinde olan bilekliklerden birisini fark ettirmeden çantasına attığı, ardından para çekmek için tanık M.Y. ile bankamatiğe gittiği, sanığın tanığa parasının yatmadığını beyan ederek tanığın yanından ayrıldığı, bu esnada bilekliklerden birisinin kaybolduğunu fark eden katılanın polise haber verdiği ve sanığın, annesi ... ile birlikte Adana Otogar'ında yakalandığı, sanığın annesi ...'den bileziğin kolluk görevlilerince teslim alındığı, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında kleptomani rahatsızlığı nedeniyle olayın gerçekleştiğini beyan ettiği, sanığın Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi'nden alınan raporunda cezai ehliyetinin tam olduğunun tespit edildiği anlaşılarak, Yerel Mahkemece sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaati ile mahkûmiyetine hükmedilmiştir. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir. 29.04.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu, 27.01.2012 tarihli CD Çözüm Tutanağı ve aynı tarihli Yakalama Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Dosya kapsamında yer ... 29.04.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu'na göre sanığın suç tarihinde cezai ehliyetinin tam olduğu, mahkemece "sanığın kişiliği ve yargılama sürecindeki tavır ve davranışları nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat edinilemediği" şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına, bununla birlikte "sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezasının ertelenmesi halinde sanık hakkında yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce kanaat edinilemediğinden" şeklindeki gerekçe ile de 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/813 Esas, 2021/355 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/9399, K. 2023/5351, T. 10.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-9399-e-2023-5351-k-30112cf4ddb1