Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/8965 E. 2024/18122 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8965
- Karar No
- 2024/18122
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Suç tarihi itibarıyla TCK'nın 142/1-e maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için kanunda belirlenen ceza miktarının alt sınırının 2 yıl olduğu, hükmün gerekçe kısmında, "suça konu malın değerinin fazlalığı dikkate alınarak alt hadden uzaklaşılarak cezalandırılmasına" karar verildiği hâlde, hüküm fıkrasında alt sınırdan olmak üzere denilerek sanık hakkında TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması, 2) 28.09.2022 tarihli bozma öncesi hükümde sanığın sonuç ceza olarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla; bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının, CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.05.2008 tarih ve 2006/459 Esas 2008/498 Karar sayılı ilâmın 16.06.2014 olan kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı; ancak sanığa ait adli sicil kaydındaki İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.05.2010 gün ve 2010/87 Esas – 2010/302 Karar sayılı ilâmı ile TCK'nın 142/1-b.maddesi uyarınca verilen 3 yıl 6 ay hapis cezasına yönelik mahkûmiyet kararının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.