Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/727 E. 2023/5921 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/727
- Karar No
- 2023/5921
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/284 E., 2020/598 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142735 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında işlenen hırsızlık suçunun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 24/08/2006 tarihinde işlediği, 03/06/2008 tarihinde savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 20/01/2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın 24/09/2013 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20/01/2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 24/09/2013 tarihi arasında (3 yıl 8 ay 4 ...) dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 03/06/2008 tarihinden itibaren hükmün açıklandığı 03/12/2020 tarihine kadar geçen sürede (12 yıl 6 ay) 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Sanığın, suç tarihlerinde çalışanı olduğu müşteki ... ...’ye ait olan ... Market adlı iş yerinden suça konu ürünleri birer ... arayla hırsızlaması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapılmasında, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hükümlünün suç tarihlerinde çalışanı olduğu şikâyetçi ...’ye ait olan ... Market adlı işyerinden suça konu ürünleri birer ... arayla çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapıldığı belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 3. Hükümlünün yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 4. 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı Kanun'un 231/11. maddesinde denetim süresi içinde kasten ... bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, ... zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükümlü bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.01.2010 tarihi itibarıyla ... zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 24.09.2013 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmiştir. 5. Hükümlünün sorgu tarihi olan 03.06.2008 ile mahkûmiyet karar tarihi olan 03.12.2020 tarihi arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun belirlenmesi nedeniyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/284 Esas, 2020/598 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeni hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.