Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7149 E. 2024/16735 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7149
Karar No
2024/16735
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/532 E., 2021/1132 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Şikâyetçi aşamalardaki beyanlarında, motosikletini apartmanın ön tarafında kaldırım üzerine zincir ile bağlı olarak bıraktığını belirttiği, ancak beyandan motosikletin sabit bir yere bağlı olarak bırakılıp bırakılmadığının anlaşılamaması ve dosya arasında motosikletin çalındığı yere ve bırakıldığı şekle ilişkin bir tespitin de olmadığının anlaşılması karşısında; motosikletin olay tarihinde zincir takılmak suretiyle sabit bir yere bağlı şekilde kilitlenmiş olması hâlinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturacağı, zincirin sabit bir yere bağlı olmaksızın sadece tekerlek kısmında bulunması hâlinde ise eylemin aynı Kanun'un 142/1-e maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, bu husus aydınlatılmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Şikâyetçinin motosikletinin çalınmasından sonra sanığın kullanımında kolluk tarafından bulunarak hasarlı olarak şikâyetçiye teslim edildiği olayda; şikâyetçinin belirttiği 1.000,00 TL zararın kovuşturma aşamasında sanığın babası tarafından giderildiğinin anlaşılması karşısında; şikâyetçiden kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmediği sorulmadan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanması, 3- Sanık müdafiinin 04.11.2021 tarihli duruşmada "lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasına” ilişkin isteminin sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasını kapsadığı hâlde, mala zarar verme suçu yönünden, 5237 sayılı TCK’ nın 50/1. maddesi gereğince sanığın, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınıp, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, "...hükmedilen sonuç cezanın süresi gözönünde bulundurularak şartları oluşmadığı ve zararın giderilmediği..." şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, 4- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, 5237 saylı TCK'nın 51. maddesinin dosya içeriğine uymayacak şekilde "hükmedilen sonuç cezanın süresi gözönünde bulundurularak şartları oluşmadığı anlaşıldığından, TCK'nın 51. maddesi gereği ertelenmesine yer olmadığına" karar verilip ardından "sanığa verilen hapis cezasının, önceden kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla bir süre hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ile suçu işledikten sonra ve yargılama sürecinde gösterdiği tavır ve davranışları dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaatin oluşması sebebiyle..." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkındaki cezanın 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/7149, K. 2024/16735, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-7149-e-2024-16735-k-fb3d9620f59b