Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3901 E. 2024/6183 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3901
- Karar No
- 2024/6183
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1891 E., 2022/46 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın, şikâyetçinin tadilat halindeki binasına gece vakti yaşının küçük olması nedeniyle yargılaması ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte girerek hırsızlık suçunu gerçekleştirdikleri anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Dosya içeriğine göre; sanığın şikâyetçiye ait apartmandan yargılaması ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte hırsızlık yaptıktan sonra el arabası ile suça konu eşyaları taşırken şüphe üzerine kolluk görevlilerince durduruldukları, yapılan araştırma sonucunda şikâyetçiye ait olduğu tespit edilen çalınan eşyaların kolluk görevlilerince şikâyetçiye teslim edildiği, şikâyetçinin de 22.11.2011 tarihli duruşmada su bataryaları ve sayaçların sökülmesinden kaynaklı evi su bastığını, ahşap malzemelerin ve parkelerin büyük zarar gördüğünü, hiçbir zararının karşılanmadığını beyan ettiği somut olayda; sanık tarafından gerçekleştirilmiş rızai iade bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında hırsızlık suçunda 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılarak eksik ceza tayini, 2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesi’nin 27.10.2020 tarihli ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.11.2010 tarihli bozma ilamları öncesi yapılan yargılamada, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1 ve 168/1. maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis ve aynı Kanun'un 116/4. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve cezaların ertelenmesine karar verildiği, anılan hükümler aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, sanık hakkında 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği cezalarının ertelenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 9 ay 10 gün hapis ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmesi, 3. Dosya kapsamına göre; suça konu yerin şikâyetçiye ait tadilatı devam eden apartman olduğu, olay tarihinde konut olarak kullanılmadığının anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyetine kararı verilmesi, 4. Kabule göre de; a) Sanığın, şikâyetçinin tadilat halindeki binasına gece vakti yaşının küçük olması nedeniyle yargılaması ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte girerek hırsızlık suçunu gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b) Sanığın 11.10.2021 tarihli duruşmada "lehe olan hükümlerin uygulanmasına” ilişkin talebinin bulunduğu, mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümlerinin uygulanıp uygulanmamasına ilişkin olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi; ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddelerinin uygulanmamasına yönelik değerlendirme yapılırken, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan amir hükmün dikkate alındığı belirtilerek koşulları oluşmadığından 5237 sayılı TCK'nın 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasına ilişkin kararın sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarihli ilâmıyla bozulduğu nazara alınarak; bozma sonrası kurulan hükümde, hükmün aynen açıklanması zorunluluğunun olamayacağı, hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda bir kanaatin oluşup oluşmadığı değerlendirilerek erteleme ve kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.