Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3857 E. 2025/11466 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3857
- Karar No
- 2025/11466
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1385 E., 2020/277 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2020/1385 Esas, 2020/277 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/586 Esas, 2020/191 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanık ...'ın yargılama süresince etkin pişmanlık göstererek müşteki zararını gidermek istediğine ve pişmanlık duyduğuna, TCK'nın 168/1. maddesine göre verilecek cezada 2/3 oranında indirim yapılması gerektiğine, yerel mahkemece eksik ve yasaya aykırı kurulan hükmün bozulması gerektiğine, sonuç olarak müvekkilinin hukuka ve vicdana aykırı bir şekilde cezalandırılmasının, suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlâl edeceğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin yerel mahkemece müvekkilinin tüm soruşturma evresi boyunca samimi beyanlarının hiç bir suretle dikkate alınmadığına, müvekkilinin etkin pişmanlık göstererek kolluk görevlilerine suça konu eşyaların yerini söyleyip mağdura aynen iadesini sağlamaya çalıştığına ve müştekinin uğradığı zararı gidermek için yerel mahkemeden süre talep etmesine rağmen bu talebin dikkate alınmadığına, müvekkilinin ve ailesinin mağdur edildiğine, çünkü müvekkilinin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanamadığına, müvekkilinin hukuka ve vicdana aykırı bir şekilde cezalandırılması durumunun suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal edeceğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara atanan zorunlu müdafilerin karar duruşmasında hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.