Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3776 E. 2025/12660 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3776
Karar No
2025/12660
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/1608 E., 2020/1650 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen cezanın süresi itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanık ...'ın TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan cezalandırılmasına karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, iddianameye göre sanıkların 2 adet gaz altı kaynak makinesini aldıklarının belirtildiğine, sanık ...'in katılanın gaz altı kaynak makinesi nedeni ile uğradığı zararını tamamen tazmin etme talebinde bulunduğuna, ancak katılanın iddianameye göre herhangi bir isnat olmamasına rağmen dosya kapsamında çalındığını iddia ettiği tüm malların tamamına karşılık 100.000,00 TL istediğine, sanık ...'in suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın kastının yoğunluğuna göre takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiş olmasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin dosya kapsamında yer alan tüm delillerden anlaşıldığı üzere hırsızlık suçu yönünden müvekkilinin gerek doğrudan faillik anlamında gerek fer’i faillik anlamında herhangi bir eyleminin bulunmadığına, müvekkilinin depo içerisine kesinlikle girmediğinin ve uzakta durduğunun anlaşıldığına, müvekkilinin kendisine isnat edilen hırsızlık suçu bakımından fail konumunda olmadığı gibi şerik olarak da kabul edilemeyeceğine, kabul anlamına gelmemek üzere şayet müvekkilinin eyleminin suç teşkil ettiği kanaati oluşuyor ise TCK'nın 165. maddesi hükmü gereğince bir değerlendirme yapılması gerektiğine, ancak anılan maddenin müvekkili açısından değerlendirilmediğine, olay yeri olan depoda çok sayıda benzer eylemin meydana geldiğine, bu durumun katılanın da bilgisi dahilinde olduğuna, bahse konu depoda meydana gelen tüm eylemlerden müvekkilinin sorumlu tutulmasının ve katılanın tüm zararının müvekkili tarafından giderilmesinin beklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar müdafilerinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak, 1. Dosya kapsamına, katılan beyanlarına ve sanıkların müdafii huzurundaki kolluk beyanlarına göre sanıkların katılana ait depodan birden fazla kez hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde; 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca cezalarında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Müdafii huzurunda alınan kolluk beyanlarında, sanık ...'in havanın kararmasını bekleyerek eylemi gerçekleştirdiklerini, sanık ...'in de katılana ait depodan ilk makineyi olay günü saat 21.00 sıralarında çıkarttıklarını, ilk makineyi aldıktan yaklaşık bir saat sonra tekrar giderek ikinci makineyi aldıklarını belirttiklerinin, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin saat 19.38'de başladığının, bu suretle atılı suçun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 5271 sayılı Kanun'un 307/son maddesi uyarınca kazanılmış hakların gözetilmesine, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3776, K. 2025/12660, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-3776-e-2025-12660-k-102cfe106643