Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3733 E. 2024/4156 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3733
Karar No
2024/4156
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/440 E., 2022/35 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Sanık hakkında Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2010 tarihli ve 2010/148 Esas, 2010/1378 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 29.12.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı olarak suç işlediğinden bahisle Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.01.2013 tarihli ve 2011/1613 Esas, 2013/109 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla; Yargıtay(Kapatılan) 13. Ceza Dairesi'nin 06.12.2018 ve 18.06.2020 tarihli ilamlarında sehven bozma nedeni yapılmamış ise de mahkemece ihbara esas alınan Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.01.2013 tarihli ve 2011/1613 Esas, 2013/109 Karar sayılı kararına konu kasten yaralama suçundan verilen kararın da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu ve ihbara konu olamayacağı, bu durumda sanığın UYAP'tan güncel adlî sicil kaydı alınarak 5 yıllık denetim süresi içinde işlediği ve hükmün açıklanmasını gerektiren kesinleşmiş başkaca bir ilâmının bulunup bulunmadığının tespit edilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Kabule göre de; a) Sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan tayin edildiği belirtildiği halde, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının 2 yıl olduğu gözetilmeden 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, b) Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması sırasında, suç tarihi itibariyle yasal olarak en fazla 1/3 oranında artırım yapılabileceği gözetilmeden, yasada gösterilen en üst artırım oranını da aşacak şekilde 1/2 oranında artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3733, K. 2024/4156, T. 12.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-3733-e-2024-4156-k-f485345c072f