Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5096 E. 2024/4150 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5096
- Karar No
- 2024/4150
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/58 E., 2020/292 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ve müdafii ile sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyiz isteminin, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, suça konu eşyaları çalmadığına, parasını vererek satın aldıklarına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, yeterli inceleme yapılmadığına, kendi hak ve taleplerinin dinlenmediğine, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair somut ve yan deliller bulunmadığına, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin işlemediği bir suçtan dolayı bu kadar yüksek bir cezaya hükmedilmesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığına, kabul anlamına gelememekle birlikte müvekkili hakkında kanaatle hiçbir yasal ve takdiri indirim yapılmaksızın hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğuna; sanık ...'in temyiz isteminin sadece kolluk güçlerinin düzenlemiş olduğu evraklara istinaden hüküm kurulduğuna, mahkeme heyetinden kamera görüntülerinin titizlikle incelenmesini talep ettiği halde sabıkalı olması nedeniyle bu talebin dikkate alınmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, iddianame ile sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması ve savunmalarının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz istekleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.