Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3467 E. 2025/12864 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3467
Karar No
2025/12864
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/2279 E. 2020/1047 K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükme dair yapılan incelemede, Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 286/2-d maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından katılanın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile mala zarar verme suçundan hükmedilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: TCK'nın 142/2-h, 143 maddelerinden cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında sanığın anılan suçtan ilk derce mahkemesince beraatine karar verildiği, bu hükmün o yer Cumhuriyet savcı ve katılan tarafından aleyhe temyizi akabinde bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, anılan hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede hırsızlık suçu yönünden temyiz isteminin reddedilmesi gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılanın temyiz isteminin, " eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, dosyadaki kamera görüntüleri ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçlardan mahkûm olması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A) Sanık hakkında ilk derece mahkemesince mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararları verilmiş ise de; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılıp sanığın suç tarihi itibarıyla kullandığı telefonlar tespit edilip HTS içerikleri, baz istasyonları incelenip savunmaları ile karşılaştırılıp sonuca göre deliller takdir edilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi, B) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesinde yer alan yasal zorunluluk nedeniyle, sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden her iki suçtan hükümler kurularak CMK'nın 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3467, K. 2025/12864, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-3467-e-2025-12864-k-d1f7aae9e28d