Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/29844 E. 2026/5877 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/29844
- Karar No
- 2026/5877
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/821 E., 2023/1474 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.09.2023 tarihli ve 2023/821 Esas, 2023/1474 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından; sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin ''suça konu cep telefonunun halen cezaevi idaresinin emanetinde olduğuna, sanığın her beyanında iade iradesini ifade etmesine rağmen TCK'nın 168.maddesinin uygulanmadığına '', Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin '' sanığın duruşmada ısrarla cep telefonunu katılana iade etmek istediğini, bunun için cezaevi idaresine dilekçe yazdığını beyan etmesine rağmen, ilk derece mahkemesince sanığın dilekçesinin akıbetinin sorulmadan hüküm kurulduğuna, sanığın iade iradesini istinaf dilekçesinde de devam ettirdiğine, dilekçede suça konu telefonun halen cezaevi idaresinin emanetinde olduğunu belirttiğine, sanığın dilekçesi doğrultusunda suça konu cep telefonunun cezaevi emanetinden getirilip katılana iadesinin sağlanması halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, müştekinin kamu davasına katılmasına karar verilirken hazır bulunan sanığa, müdafiine ve Cumhuriyet savcısına söz hakkı tanınmamasının CMK'nın 238. maddesindeki yazılı usule aykırılık teşkil ettiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın İlk Derece Mahkemesindeki yargılamanın 20.02.2023 tarihli duruşmasında, ''Telefonu müştekiye kendi rızamla teslim edeceğim ancak cezaevinde olduğum için teslim etmekte zorlanıyorum. Gelecek celseye kadar telefonu mahkemeniz aracılığı ile müştekiye vereceğim... '' şeklindeki anlatımı ile sanığın 28.03.2023 tarihli istinaf dilekçesinde suça konu cep telefonunun, bulunduğu cezaevinin emanetinde olduğunu, iadesi için dilekçe yazdığını beyan etmesi karşısında bu hususun araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesinin uygulama ihtimalinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesine, bozma ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.