Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28180 E. 2024/7769 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/28180
- Karar No
- 2024/7769
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2021/468 Esas, 2023/397 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 16.03.2021 tarihli, 2021/198 Esas ve 2021/5591 Karar sayılı kanun yararına bozma ilâmıyla, "Sanık hakkında İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2018 tarihli ve 2017/111 Esas, 2018/347 Karar sayılı kararıyla suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.10.2018 tarihli ve 2018/2373 Esas, 2018/2415 Karar sayılı ilâmında sanığın iddianamede de sevk maddesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h olarak ifade edilen eyleminin hırsızlık suçuna uyduğu belirtilip, eleştiri de bulunularak, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2019 tarihli ek kararı ile cezanın infazının durdurularak dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ve taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından bahisle düzenlenen 26.12.2019 tarihli uzlaştırma raporunun dosyaya sunulması üzerine, infazın kaldığı yerden devamına ilişkin 02.01.2020 tarihli ek kararın verildiğinin anlaşılması karşısında ,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/18. maddesinde yer alan "Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, usulüne uygun olarak yapılan ve sonuçsuz kalan uzlaştırma işlemi sonrasında tekrar uzlaştırma işlemi yapılamayacağı cihetle, tarafların sonradan dilekçe ile mahkemesine başvuruda bulunmaları üzerine, taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2020/430 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine" karar verildiği, bozma sonrası mahkemece dosya yeniden ele alınarak yargılama yapılıp yazılı şekilde hüküm kurulduğu, bu şekilde kesinleşen hükümlerde 1 Haziran 2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren Yasaların hükümlü lehine olup olmadığının belirlenmesi için yapılan uyarlama yargılanmasının, 5252 sayılı Yasa'nın 9. maddesiyle bir ilgisi bulunmayıp Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2011 tarihli ve 2011/3-66 Esas, 2011/96 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5275 sayılı Yasa'nın 98. maddesinin uygulanması gerektiği ve verilen karar aynı Yasa'nın 101/3. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğundan temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından; temyiz isteminin itiraz olarak kabulüyle gereğinin mahallinde yerine getirilmesi için dava dosyasının incelenmeksizin Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.