Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/27144 E. 2025/10384 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/27144
- Karar No
- 2025/10384
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3407 E., 2023/361 K. SUÇLAR : Hırsızlık,kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,onama,bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.11.2019 tarih ve 2018/556 Esas, 2019/687 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2020/1041 Esas 2021/665 Karar sayılı ilamı ile, 28/06/2014 tarihli, 6545 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143.maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3 ve 196/2.maddeleri uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek, aynı kanunun 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Hırsızlık suçu yönüyle TCK'nın 61. maddesi gereğince sonuç cezanın sanık ... yönüyle 6 yıl 3 ay olması gerektiği halde, yazılı şekilde hüküm kurulması'' nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2020/1041 Esas, 2021/665 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.09.2021 tarih ve 2021/366 Esas, 2021/585 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2 maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.