Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/26835 E. 2026/6564 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/26835
Karar No
2026/6564
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/435 E., 2023/407 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

I. Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan; sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlara yönelik sanıklar müdafii ve sanık ...'ün temyiz istemlerinin incelenmesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 26.01.2023 tarihli ve 2023/435 Esas, 2023/407 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii ve sanık ...'ün temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;

Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından; hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı; Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları bakımından; 5271 sayılı Kanun’un 286/2-c maddesi uyarınca, "hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararların" temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; sanıklar müdafii ve sanık ...'ün temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlara yönelik sanıklar müdafii ve sanık ...'ün temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar müdafiinin temyiz isteminin "sanık ...'ün olaya ilişkin beyanında olay sırasında yalnız olduğunu, olayı tek başına gerçekleştirdiğini, evden aldığı eşyaların hafif olması sebebiyle tek başına taşıyabildiğini açık ve samimi bir şekilde ifade ettiğine, olayın sanık ... tarafından açık ve samimi bir şekilde ikrar edilmiş olması sebebiyle, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmasının gerektiğine, verilen cezanın ağır olduğuna, tek bir fiilden üç ayrı suçtan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık indiriminin yapılması gerektiğine, sanık ...'un suçlamaları kabul etmiş olması karşısında, sanıklar ... ve ... aleyhine herhangi bir delil ve emare bulunamamasına rağmen bu sanıkların beraati yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesinin isabetli olmadığına"; sanık ...'ün temyiz isteminin "atılı suç ile bir ilgisinin bulunmadığına, diğer sanık ...'un olayı tek başına gerçekleştirdiğine dair beyanda bulunduğuna, olayda parmak izi, kamera kaydı ve görgü tanığı gibi aleyhine bir delil bulunmamasına rağmen, hakkında mahkûmiyet kararının verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların kendi aralarında aşamalarda değişen ve kısmen çelişkiler barındıran savunmalarda bulundukları ve bu hâliyle aralarında menfaat çatışması bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıklara ayrı ayrı müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden aynı müdafi ile birlikte savunmalarının alınması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 152. ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38. maddelerine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin ve sanık ...'ün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Yahyalı Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/26835, K. 2026/6564, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-26835-e-2026-6564-k-9270bbf1bd35