Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/26500 E. 2025/7279 K. – Suç Eşyasının
Konu: Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/26500
- Karar No
- 2025/7279
- Karar Tarihi
- Konu
- Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/428 E., 2023/353 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hüküm fıkrasında sanığın eylemi 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesindeki suçu oluşturduğu ve mahkemece bu şekilde kabul edildiği halde gerekçeli karar başlığında suçun isminin ve sanığın isminin yanlış yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hataları kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır. TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Bozma kararından önce kurulan 05.05.2016 tarihli hükümde suç tarihinde sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması, bu hükmün sanık tarafından temyiz edilmiş olması ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşılmakla, bozmadan sonra kurulan 27.04.2023 tarihli kararda, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesindeki kazanılmış hak gözetilmeden; yazılı şekilde adli sicil kaydında yer almayan bir ilam esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.