Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/26371 E. 2026/6218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/26371
- Karar No
- 2026/6218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/822 E., 2023/495 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... 'ın temyiz isteminin "atılı suçtan haberi olmadığına, diğer sanığın gerçekleştirdiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, müvekkilinin suçu işlediğine dair net, somut her türlü şüpheden uzak delillerin bulunmadığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmamasının hukuka ve usule aykırı olduğuna"; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin "suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, sanığın bu fiili işlediğine delil olabilecek bir görüntünün bulunmadığına, aksine sanığın bu fiili işlemediğinin görülmekte olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ve kovuşturma ile hüküm kurulduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.