Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/24776 E. 2025/9506 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/24776
- Karar No
- 2025/9506
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1415 E., 2023/498 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin 291/1. maddesi gereği süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın hırsızlık kastının olmadığına, Mahkemenin suç vasfında yanılgıya düştüğüne, sanığın işlemiş olduğu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141.maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu olduğuna ve uzlaştırma kapsamında olduğuna, değer azlığına ilişkin hükümlerin değerlendirilmediğine ve dava zamanaşımının dolduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 03.07.2023 tarihli duruşma tutanağına göre sanığın Covid-19 izninde olduğunun ve 31.05.2025 tarihli zorla getirme kararının sanık adresinde bulunmadığından yerine getirilmediğinin ve dosya içeriğine göre sanığın şikayetçinin zararını karşılamadığının anlaşılması karşısında Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı öncesi, ilk kararda belirtilen yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenerek karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.