Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/21648 E. 2024/5795 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/21648
Karar No
2024/5795
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2074 E., 2022/2493 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aracın kontağının tornavida ile açıldığı ve aracın bu şekilde çalıştırıldığına dair katılan beyanı dışında dosyada kesin delil bulunmadığı halde sanığın 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırıldığına, aracın kapılarının kilitli olmaması nedeniyle de suç vasfının hatalı belirlendiğine, müvekkilinin yargılaması devam eden hırsızlık dosyalarının bu suçu işlediği yönünde kanaat oluşturmaması gerektiğine, dosya üzerinde yeterli inceleme yapılmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk derece mahkemesince 30.11.2021 tarihli duruşmada sanığa avukat atanmasına karar verildiği, 24.03.2022 tarihli duruşmada müdafii huzurunda önceki kimliği ve hakları tahtında sorularak esasa ilişkin savunmasının alındığı, iddia makamının mütalaasına karşı beyanlarının alındığı, aynı şekilde 28.04.2022 tarihli karar duruşmasında da müdafii huzurunda savunması ve mütalaaya karşı beyanları alınarak, son sözü sorularak hüküm kurulduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 216. maddesine uygun şekilde söz hakkı verilerek davanın esası hakkında sanık müdafiinin beyanının da alındığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN isteme aykırı olarak ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/21648, K. 2024/5795, T. 16.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-21648-e-2024-5795-k-1727a777949f