Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/21477 E. 2023/6915 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/21477
Karar No
2023/6915
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/198 E., 2016/191 K. KATILAN SANIKLAR : ..., ... ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Mala zarar verme, hakaret, tehdit, hakkı olmayan yere tecavüz SUÇLAR TARİHİ : HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1.Katılan sanık ... hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik yapılan incelemede; Suça konu araziyi kiralayan katılan sanık ...'nın inceleme konusu suçun mağduru olduğu, dolayısıyla arazi sahibi olan ...'ın şikâyetinden vazgeçmesi ile davanın düşemeyeceği anlaşılsa da; sanığa isnat edilen eyleme uyan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/1 maddesinde düzenlenen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının, 04.11.2015 olan sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle bu durum sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 2.Katılan sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede; Sanığa isnat edilen eyleme uyan, 5237 sayılı Kanun'un 152/1-c maddesinde düzenlenen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının, 04.11.2015 olan sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ...'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 3.Katılan sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; A) 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup katılan sanık ...'nın, katılan sanık ...'ı telefon ile arayarak “seni öldürürüm” diyerek tehdit etmesi ve katılan sanık ...'a sinkaflı sözler söyleyerek hakaret etmesi şeklindeki eylemlerinden, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.c maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, aynı Kanun’un 125/1. maddesindeki suçun da uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle, her iki suç yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, B) 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, aynı Kanun’a, 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer ... “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 saylı Kanun’un 251/1. maddesi kapsamına giren tehdit ve hakaret suçları yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kabule göre de; C) Sanığın Eğirdir Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2013 tarihli ve 2011/180 E., 2013/84 K. sayılı 18.11.2014 tarihinde kesinleşen ilâmının tekerrüre esas alınmasına ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiş ise de; anılan ilâmda birden fazla mahkûmiyet hükmü bulunduğunun anlaşılması karşısında, bunlardan en ağır cezayı içeren yalan tanıklık suçundan verilen 2.000,00 TL adlî para cezasına dair hükümlülüğün mükerrirliğe esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.11.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/21477, K. 2023/6915, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-21477-e-2023-6915-k-6bafbb78f227