Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/18659 E. 2025/9988 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18659
- Karar No
- 2025/9988
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/703 E., 2022/931 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibari ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, suça sürüklenen çocuğun talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle aynı CMK'nın 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 2- Suça sürüklenen çocuk için 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu olarak görevlendirilen müdafiinin görevinin hüküm kesinleşinceye kadar devam ettiği gözetildiğinde, suça sürüklenen çocuk için 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu olarak görevlendirilen müdafiinin kısa kararın açıklandığı tarihli 05.10.2022 celsede hazır edilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak, aynı Kanun'un 188/1, 150/2. maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 3- Kabule göre de; a) TCK'nın 32/2. maddesi hükmüne göre, kusur yeteneği tam olarak kalkmamış olmakla birlikte, işlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişinin mahküm olduğu hapis cezasının, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine çevrilmesine olanak tanındığından, mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında işlediği suç nedeniyle verilen hapis cezasının süresinin tamamı veya bir kısmı için yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, hırsızlık suçundan hükmolunan 2 yıl 9 ay 10 gün süreyle tedavi amaçlı güvenlik tedbiri olarak suça sürüklenen çocuğun yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında tedavi altına alınmasına şeklinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi ve TCK 57/2. maddesi gereğince "hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastasının yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenecek raporda toplum sağlığı açısından tehlikeliliğinin önemli ölçüde ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirlenmesi üzerine mahkemece serbest bırakılmasına" şeklinde karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b) UYAP'ta yer alan bilgilere göre Muğla ilinde suçun işlendiği 26.12.2014 günü kış saati uygulaması da gözetildiğinde güneşin saat 07.13'de doğduğu, gece vaktinin 06.13'de bittiği dosya kapsamındaki CD izleme tutanağına göre suçun saat 01.06 ile 04.50 arasında birden çok kez girilip çıkılarak işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesinden uygulama yapılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle Tebliğname'ye farklı gerekçe ile uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.