Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/18582 E. 2026/5587 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18582
- Karar No
- 2026/5587
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/2524 E., 2022/2355 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Sanık ve vekâletnameli müdafiinin yokluklarında verilip, müdafiine 08.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 22.02.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Müdafii ile Katılan Vekilinin Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Her ne kadar sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz dilekçelerinin içeriğine göre konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da temyiz edildiği anlaşılmakta ise de, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 28.09.2022 tarihli karar ile bu konuda gerekli incelemenin mahallinde mercii tarafından yapılması gerektiğinden bahisle bu suç yönünden dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verildiğinden, hırsızlık suçundan kurulan hükme hasren yapılan temyiz incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinin uygulanması yönünden ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının ihlâl edildiğine, TCK'nın 142/2-d maddesi kapsamındaki hırsızlık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, gerçek zarar miktarı tespit edildikten sonra sanığa zararı giderme imkanı tanınması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğine, üst sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna; katılan vekilinin temyiz isteminin, sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, eksik ceza tayin edildiğine, üst sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, gerekçenin yetersiz olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.