Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/14734 E. 2025/16468 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14734
- Karar No
- 2025/16468
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/489 E., 2022/133 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
I. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Suça sürüklenen çocuk ... ve zorunlu müdafiinin yüzüne karşı verilen 12.04.2022 tarihli karar, suça sürüklenen çocuğa barodan atanan müdafii Av. ... tarafından temyiz edilmiş ise de, suça sürüklenen çocuk ...'in 18 yaşını doldurduğu bozmadan sonra 25.09.2021 tarihli duruşmada "..müdafii istemediğini, savunmasını kendisinin yapacağını..." bildirmesi nedeniyle zorunlu müdafinin görevinin sona ereceği, mahkemenin istemiyle Baro tarafından atanan müdafinin hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2022 tarihli noksan ikmali talebi üzerine mahallince gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuk ...'e 06.03.2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve kararın suça sürüklenen çocuk tarafından temyiz edilmediği anlaşılmakla, yukarıda belirtilen gerekçe ile Mahkemece daha önceden görevlendirilmiş olan ve temyize hakkı bulunmayan Av....'in temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Suça sürüklenen çocuk ... ve müdafi ile suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Suça sürüklenen çocuk ... yönünden; 1412 sayılı Kanun'un 326/2. maddesinde, "Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir." biçimindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan yasanın emredici kuralına uyulması gerekirken, cezaya hükmolunduğundan, suça sürüklenen çocuğa aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle anılan yasa maddesine aykırı davranılması, 2. Suça sürüklenen çocuk ... yönünden; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya içerisindeki 24.10.2014 tarihli CD İzleme Tutanağı ile katılanın kovuşturmada alınan 13.02.2015 ifadesi ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde katılanın etrafı duvarla çevrili, içerisinde bina bulunan çiftliğinin bahçesinden pulluk demiri ve römork kapakları çalması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, hatalı nitelendirme ile aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk ... müdafînin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, suça sürüklenen çocuk ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.