Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/14639 E. 2025/18576 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/14639
Karar No
2025/18576
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/731 E., 2023/55 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

İddianamedeki sevk maddeleri arasında yer alan mala zarar verme suçu yönünden hüküm kurulmamış ise de zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür. I - Şikâyetçi ...'ye karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.01.2023 tarihli ve 2022/731 Esas, 2023/55 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2017/904 Esas, 2021/507 Karar sayılı kararı ile şikâyetçi ...'ye karşı hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesi uyarınca kurulan 4 yıl hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II- Katılan ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün haksız ve hukuka aykırı olduğuna, dosya kapsamında müvekkilinin savunmalarının aksini ispatlayan somut hiç bir delil bulunmadığı gibi müvekkilinin savunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğuna, müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, kolluk tarafından asıl failler yakalanamayınca müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı olarak kolluk tarafından alındığına ve bu dosyanın faili haline getirildiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak, 1. Sanığın, temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ile birlikte katılan ...'a yönelik eylemi gerçekleştirdikten sonra kiralamış oldukları araçla olay yerinden uzaklaştıkları, katılanın müracaatı üzerine olay yerinde inceleme yapan kolluk ekibinden farklı bir kolluk ekibinin, hırsızlık olayından yaklaşık 1-2 saat sonra, katılana yönelik eylemden habersiz bir şekilde devriye görevlerini ifa ettikleri sırada, şüphe üzerine sanık ve suça sürüklenen çocukların bulunduğu aracı durdurmak istedikleri, 25.09.2017 tarihli tutanak içeriğine göre dur ihtarına uymamaları üzerine kovalamaca sonucu sanığın ve suça sürüklenen çocukların yakalandığı, araçta çoğunluğu bakır olan tesisat malzemelerinin bulunduğu, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'ın bu malzemeleri çaldıkları yeri gösterebileceklerini belirtmesi üzerine katılana ulaşıldığı ve suça konu malzemelerin teslim edildiği, katılanın da kovuşturma aşamasındaki beyanında aracından çalınan eşyaların kendisine teslim edildiğini, sadece kamyonetinin kasa kilidine verilen hasardan kaynaklı 500,00 TL zararı olduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; soruşturma aşamasında gerçekleşen tam iade nedeniyle sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Çatalca Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2004 tarihli ve 2000/325 Esas, 2004/213 Karar sayılı ilâmında, birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararının hükmü temyiz etmeyen suça sürüklenen çocuk ...'a (1) nolu bozma nedeni yönünden SİRAYETİNE, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/14639, K. 2025/18576, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-14639-e-2025-18576-k-07c27ba9016d