Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/1440 E. 2024/13438 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1440
- Karar No
- 2024/13438
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/452 E., 2022/678 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Karar tarihinde Ardahan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığa hükmün 10.11.2022 tarihinde SEGBİS sistemi ile yüze karşı tefhim edildiği, ancak cezaevinde bulunan sanığa yapılan yasa yolu bildiriminde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre yasa yolu başvurusunun gerçekleştirileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, sanığın 13.12.2022 temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve yasal hakları da hatırlatılıp sanığın savunmasının zorunlu müdafii ile birlikte alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.