Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13694 E. 2025/11447 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13694
- Karar No
- 2025/11447
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2550 E., 2021/356 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar onama, onama Sanığın ve müdafiinin temyiz istemlerinin asıl karara yönelik olduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 01.04.2021 tarihli ek kararının sanığa ve müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak ek karara yönelik temyiz istemi bulunmadığı belirlenerek, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin yeterli araştırma yapılmadan tarafına ceza verildiğine, eylemi kendisinin gerçekleştirmediğine, verilen kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğuna; sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında lehine olan yasal düzenlemeler dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna, sanığın samimi ikrarda bulunulmasına ve yargılama esnasındaki tutumlarına rağmen gerek yerel mahkeme gerekse istinaf mahkemesi tarafından kanunda sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, ayrıca sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, uyuşturucu bağımlısı olduğunu, eylemlerini gerçekleştirirken uyuşturucunun etkisi ile hareket ettiğini beyan ettiğine, bu nedenle sanığın suç kastı ile hareket etmemiş olduğuna, kasten işlenebilecek bu suç açısından suçun manevi unsuru olan genel kast unsurunun oluşmadığına, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre sanığın, gece vakti şikayetçiye ait iş yerinden 300,00 TL nakit para ile Ford Fiesta marka araca ait anahtarı ve iş yeri önünde bulunan aracı çaldığının anlaşılması karşısında; eylemin bir bütün hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.