Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/2740 E. 2025/12858 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2740
Karar No
2025/12858
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/482 E., 2019/328 K. SUÇ: Hırsızlık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın hurdacılık yaptığına, katılanın dükkanının dışında bırakılan malları hurda olarak görüp aldığına, sanığın hırsızlık kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, malların değerinin araştırılmadığına, düşük değerdeki mallar için fazla ceza verildiğine, sanığın zararı gidermek istediğine ancak zarar miktarının bilinmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Dosya içerisindeki olay yeri fotoğraflarının bulunduğu CD'deki fotoğraflar, katılanın beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, suça konu motor parçalarının, katılanın işyerinin ön kısmındaki sundurmanın altından çalındığı, işyerine bitişik olan bu yerin üst tarafı ile sağ yan tarafının saç ve demir gibi malzeme ile kapatılmış ve iş yeri eklentisi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-e. maddesi ile uygulama yapılması, 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın savunmasının zorunlu müdafi ile birlikte alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın müdafii bulunmaksızın alınan savunması ile yetinilip yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin gözetilmesine, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca, dava dosyasının, Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2740, K. 2025/12858, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-2740-e-2025-12858-k-d60181a6dbe6