Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13579 E. 2025/15788 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13579
- Karar No
- 2025/15788
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/307 E., 2022/482 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın ikrarına rağmen üst sınırdan ceza verildiğine, takdiri indirim uygulanmadığına ve sanığın zararı gidermesi için yeterince süre verilmediğine yönelik yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Çorlu 6.. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2019/384 Esas, 2019/42 Karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 30.12.2019 tarihli ve 2019/3081 Esas, 2019/3488 Karar sayılı kararıyla; "Soruşturma evresinde toplanan ve hükme esas alınan belgelerin, kovuşturmada okunup sanığa okunan belgelere karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurularak sanığın savunma hakkının ihlâl edilmesi ve sanığın zararı karşılamak istemesi ve katılanın zararın karşılanmasını kabul etmemesi üzerine, her ne kadar Mahkemece, sanığa katılanın zararını karşılaması için, PTT havalesi yoluyla ya da ... Mal Müdürlüğü aracılığıyla ödemesi için süre verilmiş ise de; sanığa ödeme yapması için gösterilen yollar hususunda tereddüt oluştuğu değerlendirildiğinden katılanın zararı için Mahkemece tayin edilecek bir tevdi mahaline ödeme yapılması için sanığa süre verilmemesi" nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 30.12.2019 tarihli ve 2019/3081 Esas, 2019/3488 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2020/6 Esas, 2021/721 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.