Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/14811 E. 2025/12819 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14811
Karar No
2025/12819
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/2850 E., 2021/2184 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I- Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları için kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2. maddesinin (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçu için kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafiinin temyiz isteminin lehe olan deliller dikkate alınmadığı, şüphe olduğu, beraat kararı verilmesi ve ya lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2018/479 Esas, 2018/485 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli, 2018/4089 Esas ve 2019/2072 Karar sayılı kararında; temel ceza belirlenirken soyut gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşıldığından bahisle bozma kararı verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli, 2018/4089 Esas ve 2019/2072 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/697 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/14811, K. 2025/12819, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-14811-e-2025-12819-k-6b5822bb9620