Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13554 E. 2026/1729 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13554
- Karar No
- 2026/1729
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2826 E., 2022/169 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanığın İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 143, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından sanık hakkında aynı Kanun'un 168/1. maddesinin hükümden çıkarılmak suretiyle neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın suç işlediğine dair delil olmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1. maddesinde sayılan ihlallerin varlığı hâlinde duruşma açılmaksızın bu aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği, ancak somut olayda aynı Kanun'un 303/1. maddesinde yer almayan bir sebepten dolayı hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşıldığı, ancak bu hususun aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.