Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/987 E. 2025/2947 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/987
- Karar No
- 2025/2947
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/692 E., 2019/693K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın ikrarı, çalınan malların değerinin düşüklüğü göz ardı edilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, lehe hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-UYAP üzerinden yapılan araştırmada ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına sebep olan Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2002 tarihli 2000/484 Esas, 2002/602 Karar sayılı ilâma konu suçun uzlaşma nedeniyle düşürüldüğü nazara alındığında sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, 2-Akyazı Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2016/850 Esas, 2017/1173 Karar sayılı ilâmından dolayı sanığın mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan ilâmda birden fazla mahkûmiyet hükmü bulunduğundan, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen mahkûmiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ilgili hüküm fıkrasından mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin kısımdan "2. KEZ" ibarelerinin cümlesinin çıkarılması ve "Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2002 tarihli 2000/484 Esas, 2002/602 Karar sayılı ilâmına konu konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan TCK’nın 116/4. maddesi uyarınca verilmiş 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tekerrüre esas alınması ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2002 tarihli 2000/484 Esas, 2002/602 Karar sayılı ilâmına konu hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca verilmiş 6 ay 20 gün hapis cezasının esas alınarak belirlenmesine" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.