Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/891 E. 2024/13295 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/891
- Karar No
- 2024/13295
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2436 E., 2019/412 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılanların temyiz istemlerinin sanıkların suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmasına rağmen delillerin yetersiz olduğunun değerlendirilmesinin hatalı olduğuna, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin ifade alma usullerine riayet edilmediğine, mahkûmiyete yeter somut bir delil bulunmadığına iştiraka ve ceza miktarına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-g ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması, müdafii huzurunda savunmasının alınması ve hükmün müdafi huzurunda açıklanması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun müdafisiz olarak savunması alındıktan sonra görev alan müdafi huzurunda usulüne uygun olarak savunması yenilenmeden hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2.Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; Adlî Tıp Kurumu'nun 18.05.2016 tarihli yazısı ile sanık ...'dan alınan kıl ve tükürük örneklerinden mukayeseye elverişli DNA profili tespit edilemediğinin belirtildiği ancak sanıktan yeniden mukayeseye elverişli genetik numune alınarak yeniden incelemeye gönderildiğine dair bir evrakın bulunmadığı anlaşıldığından sanık ...'dan usulüne uygun şekilde genetik numune alınarak olay yerinden elde edilen sigara izmaritinin üzerinden elde edilen DNA örneği ile kıyaslanması, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında alınan ifadesinde belirttiği tanık ...'ten usulüne uygun olarak genetik numune alınarak sigara izmaritinden elde edilen DNA örneği ile kıyaslanması, sanıkların, tanık ...'in ve sanıkların fiilen kullanma ihtimali gözetilerek eşleri ve çocuklarının suç tarihinde üzerlerine kayıtlı bulunan bütün telefon numaralarının GSM şirketlerinden sorularak HTS kayıtlarının baz istasyonu, arama ve aranma bilgilerinin dosyaya getirilmesi ve konum ve irtibat bilgilerinin gerekirse denetime olanak verecek şekilde bilirkişi raporu hazırlanarak suç delilleri yönünden değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukukî durumlarının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılanların temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, suça sürüklenen çocuk yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.