Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7661 E. 2024/13660 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7661
- Karar No
- 2024/13660
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/221 E., 2019/578 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret-Bozma I. Konut Dokunulmazlığın İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/221 Esas, 2019/578 Karar sayılı kararının, sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE, II. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'un temyizinin lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanık ...'in temyizinin ise atılı suçu işlemediğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması ve savunmalarının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.