Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/7574 E. 2022/19282 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7574
- Karar No
- 2022/19282
- Karar Tarihi
Nitelikli hırsızlık suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, Develi Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25/11/2021 tarihli ve 2021/2005 soruşturma, 2021/949 esas, 2021/836 sayılı iddianamenin iadesine dair Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2021 tarihli ve 2021/831 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın 1 ve 2 nolu iade sebepleri yönünden reddine ve 1 ve 2 nolu iade sebepleri bakımından kabulüne ilişkin Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin bila tarihli ve 2021/1008 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/06/2022 gün ve 4503-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/07/2022 gün ve 2022/97625 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Somut olayda, şüphelilerin iştirak halinde gece vakti müştekinin iş yerinin önünde bulunan ...plakalı ve ... plakalı araçlarında takılı vaziyette bulunan 4 adet aküyü çaldıkları olayla ilgili olarak, şüphelilerin adet ve tahsis gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan Develi Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25/11/2021 tarihli iddianamenin, Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2021 tarihli kararıyla soruşturma aşamasına ilişkin belge ve tutanakların onaysız fotokopi olduğu ve hırsızlığa konu eşyaların tam olarak nerede olduğunun araştırılması sonucuna göre uzlaştırma bürosuna gönderilip akıbetine göre iddianame tanzim edilmesi gerektiğinden iadesine karşı anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine; merciince hüküm kısmında;" iddianamenin iadesi kararındaki 1 ve 2 nolu iade nedenleriyle itirazın kabulüne " şeklinde ve " iddianamenin iadesi kararındaki 1 ve 2 nolu iade nedenleriyle itirazın reddine" şeklinde karar verilmiş ise de; Dosya kapsamına göre, 1) 26/08/2021 tarihli olay yeri ve araştırma tutanağına göre sanıkların müştekiye ait park halindeki araçlarında takılı halde bulunan 4 adet aküyü sökmek suretiyle çalmaları şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesinde tanımlanan adet gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu ve soruşturma kapsamında tanzim edilen 26/08/2021 tarihli olay ve araştırma tutanağından söz konusu akülerin araçlarda takılı vaziyette iken hırsızlandığının anlaşıldığı sabit olduğu halde, akülerin kamyon üzerinde iken hırsızlanıp hırsızlanmadığı hususunun araştırıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 141. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle iddianamenin iade edilemeyeceğinin gözetilmemesinde, 2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek diğer deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verileceği, mahkemece yapılacak yargılama sonucunda yeterli delil bulunmadığının anlaşılması halinde ancak beraat kararı verilmesinin mümkün bulunduğu, iddianamenin değerlendirilmesi aşamasında tutanakların asıl olup olmadığı hususunun incelenemeyeceği, keza 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde belirtilen iade sebepleri arasında bu hususun sayılmamış olmasına rağmen, soruşturma aşamasına ilişkin belge ve tutanakların onaysız fotokopi olduğundan bahisle iddianamenin iade edilemeyeceğinin gözetilmemesinde; Kabule göre de: 3) İddianamenin iadesi kararına yapılan itiraz üzerine, 1 ve 2 nolu iade sebepleri bakımından hem itirazın kabulüne hem de reddine karar verilmek suretiyle çelişki oluşturulmasında; isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Her ne kadar şüpheliler ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesinde tanımlanan hırsızlık suçundan iddianame düzenlenmesi üzerine mahkemece soruşturma aşamasına ilişkin belge ve tutanakların onaysız fotokopi olduğundan ve hırsızlığa konu eşyanın tam olarak nerede olduğunun araştırılıp sonucuna göre eylemin aynı Kanun’un 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip akıbetine göre iddianame tanzim edilmesi gerektiğinden bahisle 5271 sayılı CMK’nın 170/4, 174/1-b ve 174/1-c maddelerine aykırı olarak düzenlendiği belirtilen iddianamenin iadesine karar verilmesinden sonra yasal süresi içerisinde bu karara yapılan itiraz üzerine, itiraz merciince yapılan itirazın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği belirtildikten sonra hüküm kısmında; “iddianamenin iadesi kararındaki 1 ve 2 nolu iade nedeni usul ve yasaya uygun olmakla nedenleriyle itirazın reddine” ve “iddianamenin iadesi kararındaki 1 ve 2 nolu iade nedenlerine yönelik itirazın kabulüne” şeklinde karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağı gösterilmiş, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceği belirtilmiş, ayrıca anılan Kanun’un 174/2. maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği düzenlenmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğunu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğunu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceğini ve mahkemenin de hukuki nitelendirme ile bağlı olmadığını ifade etmek gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosya içerisindeki olay ve araştırma tutanağı, olay yeri basit krokisi ve olay yeri inceleme raporuna göre, müştekiye ait park halindeki araçlarında takılı halde bulunan 4 adet akünün çalınması şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesinde tanımlanan adet gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu, buna göre iddianamede suçun hukuki nitelendirilmesinin doğru olarak yapıldığı, aksi durum olsaydı yani suç vasfında yanılgıya düşülerek iddianame düzenlenseydi dahi 5271 sayılı CMK’nın 174/2. maddesine göre suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği ve ayrıca soruşturma aşamasına ilişkin bazı belge ve tutanakların onaysız fotokopi olması, mahkemesince kovuşturma aşamasında tamamlanabilecek bir eksiklik olduğundan aynı Kanun’un 174/1. maddesinde belirtilen iade sebepleri arasında bu hususun sayılmadığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine, 1 ve 2 no’lu iade sebepleri bakımından hem itirazın kabulüne hem de reddine karar verilmek suretiyle çelişki de oluşturularak yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (KAYSERİ) 5. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 23/12/2021 tarihli (UYAP onay tarihi) ve 2021/1008 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.