Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5223 E. 2025/19865 K. – Suç Eşyasının
Konu: Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5223
- Karar No
- 2025/19865
- Karar Tarihi
- Konu
- Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/743 E., 2020/1684 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Hükmün kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanığın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan ilk derece mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 165/1 ve 52. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi şeklindeki kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın kastının olmadığına, aracı teslim eden şahsın dinlenmediğine, bu kişi ile görüşen tutanak mümzilerinin dinlenmediğine, cezanın üst hadden verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında verilen sonuç adli para cezasının 18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infaz edilmesi gerektiğinden tebliğnamenin düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyete dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.