Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/4231 E. 2025/13602 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4231
- Karar No
- 2025/13602
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/234 Esas, 2014/316 Karar SUÇLAR : Zimmet, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan), beraat (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet suçlarından) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ve ... Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, adı geçen Bakanlığın 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. maddesi hükmü gereği başvuru tarihinde anılan suç yönünden müdahil sıfatını kazandığı, keza ... ve ... Bakanlığının görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarından kurulan beraat hükümlerini 1163 sayılı Kanun'un Ek 2/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddeleri uyarınca temyize hakkı bulunduğu, diğer taraftan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığından bu suça dair verilen beraat kararlarının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin sanıklar ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanık ...'nın hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne, ... vekilinin ise sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1-Sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Sanık ...'nın mahkemece oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen zincirleme basit zimmet suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7/2. maddesi gereğince zamanaşımı hükümleri bakımından lehe olan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli, diğer sanıklara yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun da 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, basit zimmet suçu yönünden suç tarihi olan 09.01.2003, görevi kötüye kullanma suçu bakımından ise suç tarihi olan 2006 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin ayrı ayrı gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 2-Sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Dairemizin 02.06.2014 tarihli ve 2013/2213 Esas, 2014/5937 Karar sayılı aleyhe hüküm içeren bozma ilamına karşı sanık ...'nın savunmasının alınması zorunluluğuna uyulmayıp 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı olarak yalnızca müdafiinin beyanı ile yetinilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca, sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak, sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.