Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/3971 E. 2025/4799 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3971
- Karar No
- 2025/4799
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2088 E., 2019/2342 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların 5271 sayılı Kanun'un 296/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın mahkûmiyetine yeterli ve katılanın beyanlarını destekleyen delil bulunmadığına, sanığın hukuka aykırı şekilde yasak ifade usûlleri kullanılarak alınan ifadesinin hükme esas alınamayacağına, kararın gerekçesiz olduğuna, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucunda verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2013 tarihli, 2012/842 Esas ve 2023/382 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; daha ağır olan cezanın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesi gereğince ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı göz önüne alınarak, hırsızlık suçundan kurulan hükümde sanığa ait tekerrüre esas alınan Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.06.2013 tarihli, 2012/842 Esas ve 2023/382 Karar sayılı ilâmı ile verilen mahkûmiyete ilişkin ilâmında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.11.2019 tarihli ve 2019/2088 Esas, 2019/2342 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun’un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2017/733 Esas, 2019/699 Karar sayılı kararından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine ''Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.06.2013 tarihli, 2012/842 Esas ve 2023/382 Karar sayılı ilâmında yer alan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 62/1. maddelerinden verilen ve 26.06.2013 tarihinde kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasına dair ilâmın tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesinin birinci cümlesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hakkında ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanan sanığın 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesi gereğince koşullu salıvermeden yararlanamayacağına," şeklinde yazılması suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİ ile hükmün ONANMASINA, dosyanın 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereğince Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.