Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/3966 E. 2025/5344 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3966
Karar No
2025/5344
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1135 E., 2018/2263 K. SUÇLAR : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, istinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Şikâyetçi Sanık ... Müdafiinin, Katılan Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Şikâyetçi sanık ... ve müdafiinin yüzüne karşı 25.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, şikâyetçi sanık ... müdafiinin, 25.12.2018 tarihli ve 04.01.2019 tarihli temyiz süre tutum dilekçelerinde sadece şikâyetçi sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiği, şikâyetçi sanık ... müdafiinin daha sonra sunduğu 19.03.2019 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise katılan sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik olarak da yasal süresinden sonra temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığı gibi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-g. maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyizi mümkün olmadığından, şikâyetçi sanık ... müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Şikâyetçi Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, şikâyetçi sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın kolluk ifadesinin darp edildiği gün alındığından baskı ve korku altında verildiğine, müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinin hükme esas alınamayacağına, sanığın mahkeme huzurunda alınan ifadesinde suçlamayı kabul etmediğine, dosyaya sunulan kamera kayıtlarında sanığın suçu işlediğine dair herhangi bir delil bulunmadığına, buna rağmen sanığın cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, işyerinin üst katındaki kamera kayıtları tespit edilmeden verilen kararın adil yargılanma ilkesine aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Şikâyetçi sanık ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, şikâyetçi sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, III. Sanık ... Hakkında Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç kastının bulunmadığına, diğer sanıktan şirket yetkilisi sıfatıyla promosyon ürünleri olduğu söylenen ürünleri satın aldığına, katılanın işyerinin otopark sorunu olduğundan diğer sanık ...'in ürünleri sanığın aracına kadar getirdiğine, sanığın iş yeri kamera kaydında görüntülerinin bulunmadığına, sanığın HTS kaydının getirtilmediğine, sanığın olay yeri ve çevresinde bulunmadığına, diğer sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına, sanığın katılanın işyerinden bir çok kez kasadan ve kimi zaman da araçtan ödeme yaparak alışveriş yaptığına, sanığın olay günü diğer sanıkla telefonlaşması dışında herhangi bir delil bulunmadığına, sanığın, katılan ile aynı sektörde çalıştığına, sanığın suç kaydının bulunmadığına, diğer sanık ...'in katılan tarafından darp edildiği gün kollukta ifadesinin alındığına ve bu ifadenin tehdit ve baskı altında verildiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi aksi halde lehe hükümlerin uygulanmasının gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/3966, K. 2025/5344, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-3966-e-2025-5344-k-78c198a0c31f