Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/2705 E. 2024/13260 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2705
- Karar No
- 2024/13260
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/55 E., 2019/186 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Dosya içerisindeki dekontlar ile PTT A.Ş.'nin yazı cevapları bir arada değerlendirildiğinde; sanığın soruşturma aşamasında ve 30.05.2013 tarihinde katılan adına 300,00 TL ödeme yaptığı, bu paranın katılan tarafından çekilmemesine binaen sanığın hesabına iade edildiği, kovuşturma aşamasında ve 17.03.2014 günü ise sanığın katılanlar vekili adına 500,00 TL gönderdiğinin sabit olduğu somut olayda; katılan ... ile tanık... beyanlarına göre suça konu cep telefonunun marka ve modelinin kesin olarak tespit edilemediği anlaşılmış ise de; IMEI numarası da dikkate alınarak yapılacak araştırma sonucunda, çalınan cep telefonunun suç tarihindeki değerinin belirlenmesi, tespit edilen bu değer soruşturma aşamasında yatırılan miktar ile aynı veya daha az ise sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin, aksi hâlde soruşturma aşamasında gerçekleşen iadenin kısmi iade olarak kabulünde zorunluluk bulunması sebebiyle aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de; Etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında sanığın kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmezden evvel etkin pişmanlık gösterdiğinin belirtilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.