Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/15050 E. 2024/3043 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15050
Karar No
2024/3043
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2834 E., 2021/566 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma 1. Sanıklar hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümler ile ilgili temyiz istemlerinin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/2834 Esas, 2021/566 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında hükme esas alınan görüntü kayıtlarının yetersiz olduğu ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre, sanığın müdafiisinin bulunduğu ve savunmasının da müdafii huzurunda alındığının anlaşılması karşısında; Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/339 Esas, 2009/515 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, isteme değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olan hüküm fıkrasının çıkartılarak, yerine “sanığın adlî sicil kaydına esas alınan İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/339 Esas, 2009/515 Karar sayılı ilâmında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçu nedeniyle hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin yazılması suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında mahkûmiyetine yeterli delil olmadığı, sanığın savunmalarının dikkate alınmadığı ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, istem gibi BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/15050, K. 2024/3043, T. 26.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-15050-e-2024-3043-k-7b1cf18228e2