Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7111 E. 2024/2248 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7111
- Karar No
- 2024/2248
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1490 E., 2021/2296 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın somut delillere dayanılmaksızın eksik kovuşturma sonucu karar verildiği, CMK’nın 231. maddesinin ve lehe hükümlerin uygulanmaması sebeplerinin de açıklanmadığı, beraat etmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; "Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesi" şeklindeki hukuka aykırılığa ilişkin olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi gereği olağanüstü yasa yollarından itiraz yoluna başvurulabileceği değerlendirilmekle; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; a- 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2016/473 Esas, 2018/607 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.01.2020 tarihli ve 2019/1051 Esas, 2020/154 Karar sayılı kararı ile gerekçe gösterilmeksizin hükümler kurulması ve hırsızlık suçunun gerçekleştirildiği yerin inşaat halindeki bir yer mi yoksa sadece tadilat yapılan bir yer mi olduğunun tespit edilmeyerek eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/131 Esas, 2021/78 Karar sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 24.01.2020 tarihli ve 2019/1051 Esas, 2020/154 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, b- 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2021/1490 Esas, 2021/2296 Karar sayılı kararının, açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.