Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/14244 E. 2025/10722 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14244
Karar No
2025/10722
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2106 E., 2021/161 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında katılan ... ve şikâyetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve ne bis in idem ilkesinin ihlal edildiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin kamera görüntülerinin yeteri kadar incelenmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, etkin pişmanlık ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise suçun unsularının oluşmadığına ve mahkûmiyete yeterli delil olmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Hüküm fıkralarında şikâyetçi ...’nın isminin.... olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve sanık ... hakkında şikâyetçi ...’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, 2-Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ... ve şikâyetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine ve düzeltilerek esastan reddine yönelik kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, 3-Sanık ... hakkında katılan ... ve şikâyetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınması gerekirken, sanığın 03.04.2019 tarihli oturumda zorunlu müdafii atanmadan savunması alınıp, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa savunmasının alınmasından sonra atanan zorunlu müdafii hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 18.09.2020 tarihli oturumda da hazır bulundurulmadan hükümler kurularak aynı Kanun’un 188/1. maddesine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/14244, K. 2025/10722, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-14244-e-2025-10722-k-0c756071c215