Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13496 E. 2025/9421 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13496
Karar No
2025/9421
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2344 E., 2021/3626 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, suç nitelendirmesinde yanılgıya düşüldüğüne, keşif yapılarak suça konu ahırın şikâyetçinin ikametinin eklentisi niteliğinde olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğine, şikâyetçinin soyut beyanları ile sanığın cezalandırıldığına, sanık hakkında hiçbir indirim yapılmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, müvekkilin üzerine atılı suçları işlediğini gösterir somut, yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğinden beraat etmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması ve alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve ikinci kez mükerrirliğe esas alındığı belirtilen Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2010/217 Esas, 2010/428 Karar sayılı ilâmı UYAP üzerinden incelendiğinde, adı geçen kararda sanığın birinci kez mükerrerliğine karar verildiği ancak hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 09.01.2017 tarihli ve 2016/18728 Esas, 2017/46 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verildiği, bu nedenle ikinci kez mükerrirliğe esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında yer alan ve aynı Kanun'un 58. maddesini içeren Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/684 Esas, 2015/822 Karar sayılı ilâmının ikinci kez mükerrerliğe esas olduğu belirlenerek bu mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınmasında zorunluluk bulunması, 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen "İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü uyarınca hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hâkiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine "Sanığın adlî sicil kaydında yer alan Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/684 Esas, 2015/822 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a maddesi uyarınca hükmedilen 1 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına, bu ilamda da aynı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Niksar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/13496, K. 2025/9421, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-13496-e-2025-9421-k-93e097926647