Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12086 E. 2025/8713 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12086
Karar No
2025/8713
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3559 E., 2021/620 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 143/1, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunduğu, anılan hükmün sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde, sanık hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.10.2023 tarihli ve 2023/11-347 Esas, 2023/500 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, sanık hakkında istinaf incelemesi neticesinde 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin ek bir yaptırım olarak ilk kez hükme ilave edilmesi nedeniyle hükmün temyizinin kabil olduğu anlaşılmıştır), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin "suçu kabul etmediği hâlde, önceki sabıkaları nedeniyle kendisine ceza verildiğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, dosya kapsamındaki deliller itibariyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Şikâyetçiye ait inşaat demirlerinin sanık ve inceleme dışı ... tarafından çalındığı olayda, şikâyetçinin soruşturma aşamasında, iskele demirlerini boş araziye koyarak üzerini muşamba ile örttüğünü ve 2 yıldır bu hâliyle durduğunu beyan ettiği, buna karşılık kovuşturma aşamasında alınan beyanında ise, inşaat alanından çalınan demirlerin kendisine teslim edildiğini, bahse konu demirlerin üç binanın ortasında kalan bir 15-20 Dönüm civarında bir alanda bulunduğunu belirttiği, sanık ...'in soruşturma aşamasındaki ifadesinde, iskeleleri tarlanın ortasında üstü brandalı bir şekilde gördüğünü, kovuşturma aşamasındaki savunmasında ise, suça konu demirlerin boş arazide olduğunu belirttiği, yine inceleme dışı sanık ...'ın da soruşturma aşamasındaki ifadesinde, boş bir araziye gittiklerini belirtmesi karşısında; suça konu demirlerin inşaat alanından çalındığının tespiti hâlinde, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesinin, inşaat alanından değil de, iddia edildiği üzere, boş araziden çalındığının tespiti hâlinde ise, sanıklar hakkında aynı Kanun'un 141/1 maddesinin uygulanmasının gerekeceği gözetilerek, bu kapsamda suç vasfının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, suça konu demirlerin inşaat alanından çalınıp çalınmadığı ve tam olarak nereden çalındığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. 26.03.2019 tarihli Yakalama Üst Arama ve Teslim Tutanağına göre, şikâyetçiye ait inşaat demirlerinin çalındığının anons edilmesi üzerine, anonsta belirtilen ve sanığın da olduğu aracın kaçış istikameti üzerinde güvenlik tedbiri alınarak beklemeye başlanıldığı ve bahse konu yere sanık ve inceleme dışı sanık ...'ın da olduğu ... plakalı aracın gelmesi ise birlikte, aracın durdurulması ve şikâyetçiye ait inşaat demirlerinin aracın kasa kısmında ele geçirildiği olayda, suça konu olayda kesintisiz bir takibin söz konusu olmadığı ve dolayısıyla teşebbüs koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, suç tamamlandığı hâlde, 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12086, K. 2025/8713, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-12086-e-2025-8713-k-8c476bb7a0a2