Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12166 E. 2025/8718 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12166
Karar No
2025/8718
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1939 E., 2021/2534 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.05.2022 tarihli ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararı uyarınca; Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddî olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere, değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde verdiği kararda isabetsizlik bulunmadığından Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 1. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 02.07.2021 tarihli ve 2021/1939 Esas, 2021/2534 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, 2. Sanık hakkında şikâyetçilere yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 62. ve 58. maddeleri uyarınca şikâyetçi sayısınca 2 kez olmak üzere 6 yıl 3 ay hapis cezasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, sanık ve müdafiinin istinaf talepleri üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında şikâyetçilere yönelik hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 43/1, 62 ve 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "suça konu ayakkabıların ekonomik değeri düşünüldüğünde, verilen cezanın orantısız olduğuna, sanığa cezaevinde olduğu dönemde şikâyetçilerin zararını karşılaması için süre tanınmasının hukuka aykırı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın apartmanda 9 no'lu dairede ikamet eden şikâyetçi ...'nin dairesinin kapısının önündeki 4 çift ayakkabısını, aynı apartmanda 5 no'lu dairede ikamet eden şikâyetçi ...'ın dairesinin kapısının önünde bulunan 4 çift ayakkabısını çaldığı olayda, sanık hakkında şikâyetçi sayısınca 2 kez mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde bir kez mahkumiyet hükmü kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12166, K. 2025/8718, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-12166-e-2025-8718-k-7c4d002a6aaa