Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12074 E. 2025/14816 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12074
- Karar No
- 2025/14816
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/557 E., 2020/1369 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince duruşma açılarak ilk derece mahkemesi kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, eksik inceleme ile karar verildiğine, dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise, sadece beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Katılanın suç tarihinde saat 15.00 sıralarında, .. .. Sanayi Bölgesinde bulunan .. Bankası Şubesinden 125.000 TL para çektiği, poşet içerisindeki parayı kendisine ait 38 .. 0.. plaka sayılı .. marka aracının arka koltuğa bıraktığı, arabasıyla OSB'de bulunan kendisine ait .. .. isimli iş yerine giderek aracını iş yerinin sol tarafında bulunan boş araziye park edip kapılarını kilitlediği, 1 saat sonra dışarı çıktığında aracının sağ arka kapı camının kırıldığını, koltuk altında bulunan poşet ve içerisindeki paraların çalındığını fark ederek durumu emniyete bildirdiği, yürütülen soruşturma sırasında OSB Polis merkezinde bulunan MOBESE kameralarının kayıtları incelendiğinde saat 15.03.28'de katılana ait aracın hemen peşinden 38 .. .... plaka sayılı aracın geldiği, araçların peş peşe Organize Sanayiye girdiği, Organize Sanayi Bölgesinde bulunan .. isimli iş yerine ait güvenlik kamera kayıtlarında bir erkek şahsın katılanın aracını park ettiği yerin girişinde beklediği, 15.08.03 sıralarında araçtan aşağı inerek katılanın girmiş olduğu bahçe kapısından içeri girdiği, 15.09.18 sıralarında etrafı kontrol ederek aracına bindiği ve olay yerinden uzaklaştığı, bahse konu şüpheli aracın olay günü saat 15.54.23 sıralarında tekrar katılanın aracının bulunduğu yere geldiği ve geri geri katılanın aracının park ettiği işyeri bahçesinin içerisine giriş yaptığı, 15.54.39'da bahçe içerisinden çıkarak OSB 11. Cadde istikametine doğru gittiği, 34 ... .... plaka sayılı aracın yapılan sorgulamasında temyize gelen sanık ...'nin annesi olan ve hakkında beraat kararı verilen inceleme dışı sanık sanık ... adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği, sanık ...'ın aracı 25.07.2016 tarihinde .. .. isimli işyerinden satın aldığı, 17.10.2016 tarihine kadar üzerinde suçta kullanılan plakanın olduğu, sanık ...'ın borcunu ödememesinden dolayı aracın plakasının işyeri sahibi ... tarafından 38 .. ... olarak değiştirildiği ve tescilinin tekrar sanık ... adına yapıldığı, sanık ...'un 26.10.2016 günü .. İli, .. İlçesinde kullandığı 38 .. ... plakalı aracın üzerine 34 .. ... sayılı sahte plaka takılmış vaziyette ekiplerin durumundan şüphelenerek dur ihtarına uymaması sonucu yapılan kovalama neticesinde yakalandığı, sanık ...'un savunmasında söz konusu 34 .. .... ve 38 .. ... plaka sayılı araçları hiç kullanmadığını beyan ettiği anlaşılmış ise de, farklı tarihlerde 38 . ... plakalı araç ile ayrı ayrı 2 tane sanık adına trafik cezası kesildiği, yine diğer sanık ... ehliyetinin olmadığını söz konusu araç için şöfor tuttuğunu, kendisinin söz konusu aracı oğluna hiç vermediğini, yine bu aracı bir seferinde .. dan gelen akrabaları .. ve ... isimli kişilere verdiğini, aracın üç gün bu kişilerde kaldığını beyan ettiği görülmüş ise de, .. ve ..'in mahkemece tanık olarak dinlendikleri ve bu kişilerin sanığın iddialarını kabul etmedikleri, ayrıca bu kişilere ait HTS kayıtlarında suç tarihindeki dönemlerde ..'ye geldiklerine dair bir kayıt bulunamadığı, sanığın dosya kapsamı ile tutarsız ve çelişkili savunmaları, dosyada toplanan tüm bilgi, belge, kamera kayıtları, kolluk tutanakları, katılan ile tanık beyanlarının kapsamından üzerine atılı suçları işlediği sabit olduğu hâlde, yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, 2-Kabule göre de; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının bozma kararının içeriği doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.