Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11287 E. 2025/11491 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11287
Karar No
2025/11491
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/980 E., 2021/85 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, müdafii tayin edilmesinin gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden TCK'nın 32. maddesi uyarınca rapor alınmasının gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Yaz saati uygulamasının kalıcı hale geldiği 27.03.2016 tarihinden sonra işlenen suçlarda, eylemin gece sayılan zaman aralığında olup olmadığının belirlenmesi için UYAP sisteminde "Güneşin Doğuş - Batış Zamanlarına" ilişkin tabloda yer alan "Yaz saati uygulamasında, tablodaki değerlere (1) saat ilave edilecektir" şeklindeki açıklama da dikkate alınarak öncelikle güneşin güncel doğuş/batış saatleri bulunup, bu sonuca göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6/1-e maddesi kapsamında güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat önceye kadar devam eden gece vaktinin tespiti gerektiği belirlenerek bu bilgiler ışığında; somut olayda UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde sürekli devam eden yaz saati uygulaması da dikkate alınarak, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 08.16 olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 6/1-e. maddesine göre gecenin saat 07.16'da sona erdiği, sanık ... ile inceleme dışı sanık ...'ın kovuşturma aşamasında 07.03.2017 tarihli duruşmada alınan savunmalarında atılı suçu olay günü saat 06.00 sıralarında işlediklerini beyan ettikleri ve buna göre hırsızlık suçunun suç tarihinde gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması, sanığın savunmasının zorunlu müdafi ile birlikte alınması ve kısa kararın müdafiinin hazır bulunduğu duruşmada açıklanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca, dava dosyasının, Didim(Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11287, K. 2025/11491, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-11287-e-2025-11491-k-47dfd12c11e1