Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10962 E. 2022/19792 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10962
Karar No
2022/19792
Karar Tarihi

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2021 tarihli ve 2020/95 esas, 2021/149 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/07/2022 gün ve 8438/2022 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2022 gün ve 2022/104430 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 18/03/2020 tarihli ve 2020/107 esas, 2020/4361 karar sayılı ilamıyla,"...28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanıklar G. T. ve Z. M.’e zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması...bozulmasına...” şeklinde, Yine benzer bir olaya ilişkin 29/11/2021 tarihli ve 2020/30319 esas, 2021/19992 karar sayılı ilamında, " 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,..." şeklinde belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında, “(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde temas eden hırsızlık suçundan yargılanan sanığın savunmasının, baro tarafından zorunlu müdafii atanmak suretiyle alınması gerektiği gözetilmeksizin, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 15/06/1949 tarihli, 1948/4 Esas - 1949/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme kararında “tevhidi içtihat kararlarına dayanılarak daha önce müstekar bir surette tatbik olunan içtihatlar dairesinde muhkem kaziye teşkil etmiş olan kararlar hakkında karar tahsisi yoluna gidilemeyeceği” şeklinde yer alan hüküm uyarınca içtihat değişikliklerinin kesinleşmiş kararlarda geriye yürümeyeceği ilkesi nedeniyle sanık ...’e zorunlu müdafii atanmaksızın yapılan yargılama sonucu verilen kararda bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle (AFYONKARAHİSAR) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 11/03/2021 tarihli ve 2020/95 Esas - 2021/149 Karar sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/10962, K. 2022/19792, T. 28.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-10962-e-2022-19792-k-bf72bd4e2407